Fenomenoloji Üzerine Beş Ders
Edmund Husserl
Bu kitap Husserl'in 1907'de Göttingen Üniversitesi'nde verdiği beş dersin metinlerini biraraya getirmektedir. Husserl bu Beş Ders'te fenomenolojisinin ana savlarını ve hemen hemen tüm temel kavramlarını ortaya koyarak, fenomenolojik düşünmenin yürüdüğü yolu bize göstermektedir. Bu dersler aynı zamanda onun düşünce çizgisindeki önemli bir dönüşüme, fenomenolojinin transzendental fenomenolojiye dönüşümünün başlangıcına da tanıklık etmektedir. 'Fenomenoloji görerek, aydınlatarak, anlam belirleyerek ve anlam ayrımı yaparak yol alır. Fenomenoloji karşılaşıtırır, ayrım yapar, bağlar, ilişkiye sokar, parçalara böler, öğelerine ayırır. Ama herşeyi saf görmeyle yapar. Kuramlaştırmaz, matematikleştirmez; zira, tümdengelimli kuram anlamında hiçbir açıklamada bulunmaz.' Edmund Husserl (Arka Kapak)


Baskı Tarihi: 2005
Yayınevi: Bilim Sanat Yayınları
117 sayfa
ISBN: 975-7298-14-X
Özgün Adı: Die Idee der Phanomenologie

Okur Yorumları

Değerlendirme eklemek için olmanız gerekiyor.

    Bu kitabın dahil oldugu listopediler

    İçerik...

    Okurlar bu kitapları da beğendiler

    (1859-1938) Alman filozof. Fenomenoloji'nin kurucusudur. Fenomenoloji (olgubilim), bilincin ve içeriklerinin çözümlenmesini amaçlayan ve deneycilik ile akılcılık arasındaki karşıtlığı, insan deneyiminin özünü bularak aşmaya çalışan bir felsefe alanıdır. Varoluş felsefesi başlıca etkiyi Alman filozofu Edmund Husserl'ın (1859 - 1938) olgubiliminden (görüngübilim-fenomenoloji) alır. Daha doğrusu, Husserl'in olgubilimi varoluşçu felsefeye genel bakış açısını ve yöntemini kazandırmıştır. Özellikle varoluş felsefesinin en ünlülerinden biri olan Maurice Merleau-Ponty (1908-1961) ,görüşlerini Husserl'in felsefesinden yola çıkarak geliştirmiştir. Husserl'in felsefesi pek güç, kolay kolay girilemeyen bir felsefedir. Filozof konuları işlerken öylesine ince ayrıntılara girer ki, onu bu ince ayrıntılar arasından toparlayabilmek oldukça zordur. Husserl felsefeye oldukça yeni bir tutum getirdi. Kant, bilimlerin kesin doğruları olduğuna inanıyordu. Husserl'e göre insan, bilgi alanlarının hıç birinde kesin bilgilere sahip değildir. O, Descartes'dan sonra ilk olarak kesin bir biçimde Descartes'ci bir tutum alacak ve Descartes'in yaptığı gibi her şeyi önce kuşkuya koyacak ya da kuşkudan geçirecektir. Husserl, sağlam bilgiye varabilme yolunda "parantez arasına alma" (Einklammerung) yöntemini önerir. Parantez arasına almak, herhangi bir önermeyi kesin ya da yanlış diye belirlemeden eleştiriye tutmaktır. Husserl'e göre mantığın temelinde ruhsallık yatar, yanı mantık ruhsallıkla koşullanmıştır. Kavramlar, yargılar, üsa- vurmalar ruhsal olgulardır. Olgubilim de düsünce edimlerinin psikolojik tanıtlamasına dayanır. Düsünmek herhangi bir şeye yönelmektir. Yönelgenlik düşünmenin ve bilincin başlıca koşuludur. Bizim için önemli olan, kesin bilgiler aramak ya da kesin bilgiler öne sürmek değil, kesin apaçıklığa ulaşmaktır. Bu apaçıklık da kendini bizim "düşünen ben"imizin deneyinde, "varlık'ı varlık olarak sezme" deneyinde kendini gösterir. Böyle bir deneyle biz varlığa doğruluk özelliğini kazandırırız. Husserl, "Varlık, doğru olan şeydir" der. Felsefe, Husserl'e göre, olguya yönelmelidir (Zu den Sachen selbst). Husserl'ın nesneye yönelişiyle varoluşçuların nesneye yönelişi çok benzeşir. Öz'den varoluşa değil de varoluştan Öz'e gitmek varoluşçuların temel kaygısıdır. Husserl de, varoluşçular da, yaşanan dünyayı, olgular dünyasını felsefi araştırmada çıkış noktası olarak koyarlar. Husserl'e göre biz olgular karşısında her şeyden önce gözlemci bir tutum almak zorundayız, yanı olguları her türlü önyargıdan sıyrılmış olarak gözlemlemeliyiz. Ayrıca, bir olguyu şu ya da bu yanıyla değil, ama bütün yüzleriyle görmemiz önemlidir. Bizi bilgiye bu olgular araştırması ulaştıracaktir. Husserl, buna göre, "Her bilinç herhangi bir şeyin bilincidir' der. Demek ki, Hüşserl'e göre, dış algı olmadan iç algı olamaz. Husserl'in olgubilimi her şeyden önce bir felsefi düsünme yöntemidir. Bu yöntem her yönüyle kurulmuş bitmiş bir yöntem değil, ama geliştirilmeye açik bir yöntemdir. Olgubilim, varoluşçu düsüncenin bilgi kuramını oluşturmaya çalışan filozoflara sağlam bir yönelim kazandırmakta büyük ölçüde yardımcı olmuş, özellikle Merleau-Ponty, felsefesini ortaya koyarken, Husserl'in olgu-biliminden büyük ölçüde yararlanmıştır.

    Edmund Husserl'in bazı kitapları

    Bu kitabı paylaş

    En yukarı git