Öyküler
Franz Kafka
Değişim
Hüküm
Bir Köy Doktoru
Ceza Sömürgesi
Açlık Cambazı

Değişim
1
Gregor Samsa bir sabah huzursuz rüyalarından uyandığında kendisini yatağında kocaman bir böceğe dönüşmüş buldu. Bir zırh gibi sertleşmiş kabuğu üzerinde yatıyordu ve başını biraz kaldırdığında kubbeyi andıran kahverengi karnının katı kavisli yaylara bölünmüş olduğunu, örtünün üstünden kaymak üzere olduğunu görebiliyordu. Gövdesinin geri kalanıyla kıyaslanınca acınacak kadar cılız bir sürü bacak gözleri önünde çaresizlik içinde sallanıp durmaktaydı.


Yayınevi: Epsilon Yayınevi
116 sayfa

Okur Yorumları

Değerlendirme eklemek için olmanız gerekiyor.

    Bu kitabın dahil oldugu listopediler

    İçerik...
    1883 Yılı doğumlu olan Kafka; Yahudi olduğu için Almanlar tarafından sevilmeyen, Almanca konuştuğu içinde Çek'ler tarafından hor görülen bir çocukluk dönemi geçirdi. Babasının çok iri yarı olması ve onu bir böcek gibi görmesi, yazarın kendisinin "hiçbirşey" olduğunu düşünmesine sebep olmaktaydı. Bir yetişkin olduğu zaman bile bu düşüncelerden kurtulamadı. Babasına duyduğu bu korku, onun kitaplarına yansımış, hissettiği otorite fobisi, hayatı boyunca devam etmiştir. 1901 yılında Prag Hukuk Fakültesine gitti. Mezun olduktan sonra, İşçi Kaza Sigortasında memur olarak çalışmaya başladı. "Doktor Kafka" olarak sıkıcı fakat güvenli bir yaşama kavuştu. Bütün gün boyu sessizce çalışan yazar, geceleri durmadan yazıyordu. İnsanlarının yaşadıkları acılarını gördükçe ve kurtuluşlarının ümidi azaldıkça daha çok yazdı. Bütün Yaşamı boyunca, yaşamı ne kadar küçük ve basit olursa o kadar mutlu olacağını düşünmüştür. Aşağılık kompleksleriyle dolu bir iç dünyası olan Kafka, asla kendinden hoşnut olmamış neredeyse tiksinmiştir. Değişim adlı kitabında yazmış olduğu hamamböceği Samsa'da, aslında kendisini anlatmıştır. Samsa, uzun süre anlamsız ve utanç dolu bir yaşamdan sonra yalnız ve pis bir şekilde ölür. Kafka kendisinide böyle bir ölüm beklediğini düşünerek, hayvanların ağzından kendi komplekslerini ve korkularını anlatmıştır öykülerinde. Babasının kendisi üzerinde kurduğu baskı ve otoriteden kurtulmak için, evlenmek ve kendi ailesini kumak istedi. Hiç bir kadınla cinsel birliktelik yaşayamadığı için, çocuk sahibi olamadı. Kadınlarla ilişkileri sadece mektuplaşmaktan öteye gidemedi. İlk aşkı Felice Bauer'le iki kere nişanlandı. Mektuplaştığı kadınlardan biri olan Milena Jesenska'ya tutkulu bir şekilde aşık oldu, ama kadının evli olması onu büyük mutsuzluklara sürükledi. Üç yıl süren mektuplaşmaları süresi boyunca, sadece üç kez görüştüler. Bu görüşmeler, yazarı üzmekten başka bir işe yaramadı. Bu kadına duyduğu büyük aşkı şöyle ifade etmiştir. 'Hayatımda, en çok seni seviyorum diyorum ama bu gerçek sevgi değil sanırım, sen bir bıçaksın, ben de durmadan içimi deşiyorum o bıçakla dersem, gerçek sevgiyi anlatmış olurum belki..' Herşeye rağmen bu aşk onun eserlerine yansımış, yaratıcılığını olumlu olarak etkilemiştir. Milena 1944'te Almanya'da bir toplama kampında öldü. Yok sayılacak kadar az olan arkadaşlarının içinde, en çok Max Brod'u severdi. Bütün yazdıklarını ölümünden sonra yakmasını istediği dostu Max, onunla aynı düşüncede değildi. Kafka'nın ölümünden sonra, karrmakarışık bir halde olan binlerce metni düzenleyerek yayınladı. Yedi yıl boyunca kan tükürerek öksüren yazar, Viyana yakınlarında bir sanatoryumda öldü.

    Franz Kafka'nın bazı kitapları

    Bu kitabı paylaş

    En yukarı git